YediHilal
A- A A+

Uluslar Arası İlişkiler - Katar / Mart 2012

Katar / Mart 2012

Katar’da iş sebebi ile 3 gün kalabildim. Ekonomik ve sosyal açıdan Katar’da diğer körfez ülkelerine çok benziyor.1 milyon 800 bin nüfuslu çok küçük bir ülke. Buna rağmen refah oldukça yüksek. Körfez ülkeleri arasında kişi başına gelir seviyesinde en yüksek ülke. Hatta bazı kurumların verilerine göre dünyanın en yüksek kişi başına geliri Katar’da. Söz konusu kişi başına gelir olduğunda Almanya, ABD gibi dünya devlerini bile ikiye katlıyor.

Ufak nüfusa rağmen üretimi fena değil. Sanayi bölgelerini gezdiğinizde dev üretim tesisleri görüyorsunuz.
 
Sosyal yaşamda diğer körfez ülkelerinde de bulunan ırkçılık hemen göze batıyor. Katar’ın yerlisi en iyi işlerde çalışıyor, en az yorucu işlerin altına giriyor ama asıl iş  yükünü çeken hintli ve bangladeşliler ,  Katar’lıların aldıkları maaşın 3’te birini dahi alamıyorlar. Aynı işie yapan iki insan sadece yerli olup olmamasına bağlı olarak farklı maaş alabiliyor. Kalifikasyonları uygun olsa dahi yabancıları genelde idari noktalara, yüksek maaş alabilecekleri mertebelere getirmiyorlar.
 
Mesela içki kağıt üzerinde herkese  yasak. Fakat hayatın kendisine baktığınızda pratikte işlerin farklı ilerlediğini görüyorsunuz. Katar’lıların takıldığı ve içki içildiği herkesçe malum yerlese polis asla baskın yapmıyor. Ama bir hintli dini izin verdiği halde içki içmeye kalksa hemen hapse atılıyor ve genelde sorgusuz sualsiz sınırdışı ediliyor. Bahreyn hariç bu durum tüm körfez ülkelerinde üç aşağı beş yukarı aynı.

Havalimanında x-ray kontrolü sırasında dahi yerlilere gösterilen kibarlığın yanında yabancı işçilere uygulanan psikolojik zulmü ve aşağılanmayı rahatlıkla farkediyorsunuz. Irka dayalı farklı muamele dünyanın en ırkçı bilinen memleketlerinde dahi bu seviyede değil (Örneğin Güney Afrika).
 
Zafer Özsatıcı